Hangi Uydu Alıcısını Alalım?

 

Şu sırada uydu alıcısı alacak olana da satacak olana da allah kolaylık versin. Markalar çok, modeller değişik. Bir gördüğünüzü bir daha göremiyorsunuz. Eskiden bir DRAKE vardı, bunun treşold'u (threshold=eşik ayarı) var denirdi. Ayni özelliği olan bir ikincisi çıkmazdı. Oysa şimdi her girdiğiniz dükkandan daha fazla iyice kafanız karışmış olarak çıkıyorsunuz. Kutuların üstü yazıyla dolu. SPIG-SAT-232-OTA-QPSK.

 

İşte bu yazıyı sadeleştirme yapmak ve kafa karışıklığı yaratan her şeyi ayıklamak üzere hazırladım.Ama unutulmaması gereken en önemli şey uygulamanın (montaj) doğru yapılması olduğunu unutmamanız gerekir.

Bir uydu alıcı sistemi 3 ana öğeden oluşmaktadır.Bunların birincisi Çanak anten ve LNB,ikincisi kullanılacak kablo ve kablo boyu,üçüncüsü ise uydu alıcısıdır.

 

Standart Özellikler

Bunlar öyle özellikler ki, bugün itibariyle yeni alacağınız herhangi digital uydu alıcısında mutlaka bulunması gerekir. Yani cihaz kutusu üzerinde "fazladan bu özelliği de var" gibi yazılması anlamsızdır. Eğer aldığımız cihazda bu özelliklerden herhangi biri eksikse o cihaz kusurlu veya eski model sayılabilir.

 

ANTEN GİRİŞİ:  950 MHz-2150 MHz ,75 ohm,  F(IEC 169-24 Dişi) tipi bir LNB girişi ve geçiş IF loop through sinyal geçişi sağlayacak F tipi çıkışı olması. Cihazın bu konnektörden LNB ye 22 kHz(0.6Vpp), ToneBurst A/B, DiSEqC 1 ve 1.2 kontrollarını ayrıca V:14V, H:18V aşırı yük korumalı 600mA besleme verebilmesi. -65 ile -25dBm sinyal seviyesi 480MHz frekans ve 27-55 MHz band genişliğiyle çalışan digital tuner olur.

 

İŞLEMLER: Cihazın standart özellikteki tüm şifresiz digital uydu yayınlarını alabilmesi için DVB MPEG-2 transmisyon standardını taşıması ve tam DVB uyumlu olması (üstünde DVB logosu olması) gerekir. QPSK demodülasyon sistemine ve MPEG-2 MP@ML profil seviyesine sahip olması standarttır.

Uydulardan C/Ku bandında yapılan SCPC ve MCPC yayınları alabilmesi, sembol hızı, 2 - 45 MSembol/sn arasında olan yayınları almaya uygun olması, FEC 1/2, 2/3, 3/4, 5/6, 7/8 hata düzeltme oranlarını düzeltmesi beklenen özelliklerdir. Çoklu LNB işaretleşmesi DiSEqC 1.0, 2.0, ve polar (hareketli) anten işaretleşmesi DiSEqC 1.2 artık standart hale gelmiştir.

Cihaza ait bir uzaktan kumanda ve ön panelde 4 haneli 7 elemanlı gösterge, açma kapama, sağ sol, yukarı aşağı butonları bulunur. Kullanım uzaktan kumanda üzerinden Çok dilde OSD (TV ekranından gösterilen) menülerle sağlanır. Menülerde türkçe dahil birden çok sayıda dil (karakter ve skin desteği) ile ekran sunumunda en az 16 renk desteği olur. Tam otomatik kanal araması... Menüler, Kanal ve yayın tipi bazında ebeveyn ve kullanıcı kilitleri. Özelliğe göre kanal sıralama ve gruplama tasnif özellikleri olur. Bu işler için kullanılan en az 2MB Flash DRAM., 2MB DRAM program belleği, 256 Kb eprom gibi çeşitli türde bellekler bulunur. Ekranda gösterilen (OSD) kolay menüler ve kullanım desteği veren ana menü ile kullanıcı dostu grafik arayüzüne (GUI) sahiptir. Programlanabilen TV/Radyo kanal listelerindeki kanal sayısı sınırının 1000, 2000, 4000, 5000'den fazla veya sınırsız olması (bellek kapasitesine göre) söz konusudur. .

 

TV ve DİĞER ÇIKIŞLAR: Biri doğrudan TV diğeri VCR bağlantısı için kullanılmak üzere tam yazılım kontrolu desteğine sahip 2ad Scart - soketi bulunur. TV - SAT geçişi sağlar. Ayrıca, Audio Video-Out Phono RCA (3 adet Cinch çıkışları) bulunur. Doğrudan TV ve kablo TV bağlantısı için 720x576 PAL G desteği sağlayan 75 ohm IEC 169-2 Erkek ve dişi giriş ve çıkış RF konnektörleri olan ve çıkışı 470-860MHz arası (21/69) UHF istenen kanala ayarlanabilen özellikte bir RF modülatörü bulunur. Üretilen ses MPEG / MusiCam Layer I ve II, CD Kalitesindedir.  İnternetten yazılım güncellemesi yapabilme özelliğine sahiptir. Standart PC bağlantısı için bir V.24/RS232 Arayüzü bulunur. Ayrıca, ilave röle ihtiyaçları için bir 0/12V dc kontrol voltajı çıkışı bulunması tercih nedenidir.

 

BESLEME: SMPS güç kaynağı sayesinde 100-240VAC arası (düşük ve hatalı gerilim koşullarında) 50/60Hz besleme ile çalışabilmesi ve çalışırkan 25W, beklemede yaklaşık 20W harcaması artık standart olmuştur. Cihazın harici sigortası ve ceryan anahtarı olması tercih edilen bir özelliktir. .

 

Standart Üstü Ek Özellikler

Tüm digital uydu alıcıların mikroişlemci ve bellek çipleri olduğunu biliyoruz. Ancak, mikroşlemcisinin daha yeni nesil ve daha hızlı olması, 16 / 32 / 64 MByte'a kadar yüksek RAM bellek kapasitesi cihazın fonksiyonel yeteneklerini arttırır. Cihaza, maliyetini arttırmadan sadece yazılımla eklenebilen çok sayıda özellik katar. Örneğin OSD menülerin 16 renk yerine 256 renk olması, PIG(grafik içinde resim), SPIG (basit yayın akış bilgisi rehberi), 6 farklı(JPG, BMP) geri plan masa üstü grafikleri olması, çok dilde OSD menülere tam uyum (karakter ve skin desteği, EchoNav özellikleri). Çok dilli ileri kullanıcı desteği arayüzü (23 kadar dil olabiliyor) sizin için fazla önemli olmayabilir. Elektronik Program Rehberi(EPG) ve Enformasyon plakası gösterebilme, Uydudan(OTA) işletim sistemi güncellemesi yapabilmesi,. Çoklu tarama modları (Update Scan - güncelleme taraması yapabilmesi), kendinden altyazı ve teletekst desteği veya VBI ile Letterbox Subtitle(DVB A009) altyazı ve teletekst (DVB ETS300 472) desteği sağlaması, katma videotekst için kendinden desteği olması. Video, Audio ve PCR için (en fazla 1000) pid kaydedebilme özelliği de bir uydu alıcısında esas aradığınız özellikler olmayabilir. .

Güçlü kanal tasnif ve gruplama özellikleri. Takvim, hesap makinesi desteği... Oyunlar.(kendinden gömülü atari tarzı bilgisayar oyunları)...Timer ve hatırlatıcı. (8 taneye kadar Wake-up ve event zamanlayıcıları). Transponder, Şifreli, Şifresiz, Buket, NIT (Network Information Table), veya tümü gibi çeşitli özellikler bazında kanal araması yapabilmesi, kanal ve favori kanal listelerinin ayrıntılı şekilde düzenlenebilmesi, CAS, kilit, isim ve şebeke bazında sıraya dizmelerin yapılabilmesi, veya bunların windows tabanlı menülerle yapılabilmesi fazladan özelliklerdir. TV'ler ve radyolar için ayrıca DVR ve MP3 için 8'er favori kanal listesi oluşturma özellikleri olabiliyor. Bunlar cihaz maliyetini pek yükseltmeden katılabilen çok yararlı özellikler.

Bir de yeni cihazlarda maliyeti yükseltmeden hem digital hem analog ses çıkışları verilebiliyor. Bunlarla düşük maliyetli bir surround (home theater) sistemi yapmak çok kolay. Digital(optik) ses çıkışı üst grup cihazlarda Dolby Digital® veya PCM olarak seçilebiliyor. Ayrıca iki adet Phono konnektörden sabit seviyeli CD kalitesinde çıkış veren bağlantı noktaları bulunuyor. Digital bitstream Ses Çıkışı (Dolby Digital Uyumlu), (AC-3 / DTS) için SPDI/F arayüzü bulunuyor. Üst grup cihazlarda MP3 çalıcısı, 500 Parça (tipik) türde özellikler var.

 

Profesyonelerin Aradığı Özellikler

Kanaldan kanala geçişte beklemenin( < 1 ) 1 saniyeden az olması da aramayacağınız bir özellik değildir, o yüzden son model üretilen cihazların hemen hepsi bu özelliğe sahip .

Alıcıdan alıcıya veya PC'den alıcıya program listesi (settings) aktarabilme profesyonellerin aradıkları özelliklerdendir. Alacağı cihazın SatcoDX web sayfasından settings (kanal parametreleri) indirebilecek uyuma sahip olmasını ise çok fazla önemseyene rastlamadım. Herkes kanal yükleme sırasında harcanması gereken süreden şikayetçidir. Üstelik yeni yerleştirilen uyduların ve transponderlerin alıcıda bulunmayan transponder bilgilerinin bulunup girilmesi az zahmetli bir iş değil. Bunları eski analog uydu alıcılardaki gibi tam otomatik olarak arayıp bulan bir uydu alıcıyı kim istemez. Özellikle de son kullanıcıya bu kanalları tam yüklü olarak teslim etmek için her gün birkaç saat harcamak durumunda olan uygulamacı profesyonel bu gereksinimi en fazla hissetmektedir.

Tam otomatik kanal arama tarama işlemi için gereken süre ve bu aramadaki performans alıcıdan alıcıya değişiyor. Ancak, sonunda belleğinde hiçbir bilgi olmadan "blind search" körden arama yaparak tüm kanalları ve parametrelerini bulabilen uydu alıcılar da ortaya çıkmaya başladı (henüz Türkiye’ye gelmedi ama eli kulağındadır merak etmeyin).

Bir alıcının MATV(merkezi) dağıtımda kullanılabilmesi için gerekli elektrik kesilip geri geldiğinde kendiliğinden açılıp kesildiğinde kaldığı kanala dönmesi, soğutma havalandırmasının iyi olması gibi özelikler çok az cihazda var.

Profesyonel hareketli sistemlerde gerek duyulabilen Mekanik veya manyetik(ferit) polarizörleri kullanabilmek için gerekli "Skew" ayar kontroluna sahip alıcı modeli sayısı parmakla gösterilecek kadar az.

DiSEqC 1.0, 2.0 ve 1.2 desteği bugünkü hemen tüm cihazlarda mevcut. Ancak geri dönüş yolu kullanan DiSEqC 2.1, 1.3 gibi özellikler çok az cihazda bulunuyor. Sadece yazılımla sağlandığı için cihazın üretimine ek maliyet getirmediği halde, hareketli anten kurulum ayar ve yeniden ayarını büyük ölçüde kolaylaştıran, ve verimini büyük ölçüde arttıran USALS veya rakibi GOTOX desteği artık profesyonel anten montajcılarının aradığı özellik haline gelmiştir. "Auto Satellite Calculator & Locator DiSEqC 1.3 with USALS " olarak tanımlanan türdeki özellik sayesinde 20 kadar uydunun tam otomatik olarak yerlerinin bulunması ve içindeki radyo ve tv kanalların taranarak bulunup belleğe yerleştirilmesi sağlanabilmektedir. "Multi Satellite/Transponder Search" özelliği ile ayrıca DiSEqC 1.2 Motor kullanıldığında 50 kadar, DiSEqC sviç kullanıldığında ise 4 uydu taranıp tüm kanalları otomatik belleğe aktarılabilmektedir.

Digital kabloya, uyum SMATV Sistemi için frekans ayarı imkanının olması. DVB'de tanımlanan çoklu konvolüsyonal kodlama desteği giderek aranır hale gelebilir. Ekrandan kanal bilgisi için EPG / EEPG 'nin programlanabilmesi EPG kullanımının yaygınlaşmasıyla gitgide daha aranır hale gelmektedir.

Eski analog cihazların ucuz modelleri arasında bir tek model türkiyedeki uygulamacılar arasında efsane bir ün kazanmıştı. DRAKE'in uzaktan kumandası bile olmayan bu 3240 modelinin sanırım en önemli özelliği Threshold(eşik) ayarının olmasıydı. Evet şimdi artık böyle bir digital alıcı cihazı da var (almanlar yapmış). Bu cihaz bir "digital threshold(eşik) ayarına", "bir mini digital analizöre" ve "tam digital diyagnostik(tanı) sistemine sahip.

 

Alıcılarda fiyat arttıran özellikler

Uydu alıcıların fiyatları bazı ilave özelliklerine göre yükselmektedir. Örneğin şifreli yayınları çözebilen özellikte olması fiyatını arttırmaktadır. Yazıdan anlaşılacağı gibi aslında "şifreli yayınları çözebilmesi" bir uydu alıcısının asli özelliklerinden değildir. Bu daha sonra eklenen CAM ve Kartla ilgili bir iş. Eğer cihaz kendinden SoftCAM'li olmayan bir FTA alıcısı ise daha sonradan şifreleri de çözebilen bir hale getirilemiyor. O nedenle alınan cihazın 1, 2 adet(genelde 2 adet) DVB Ortak Arayüz Yuvasına (CI) sahip olması değerini kendiliğinden 10-15 dolar arttıran bir özellik. Kedinden (gömülü –embedded) CAS veya U-CAS ve 1 / 2ad Smartcard-Reader kart yuvasına sahipse değeri biraz(en az $50) daha artıyor. Aslında gömülü CAM olması daha sonra değiştirme güçlüğü göz önünde bulundurulursa normalde pek cazip değil. Çünkü bugün en güncel olan CAM bir yıl sonra tümden demode olabiliyor.

Bir diğer fiyat arttıran konu "Pozisyonerli" olması idi, ancak bu konuda da kavramlar değişti. Digital bir uydu alıcısının içinde tümleşik bir (36 Volt, 5 Amp.) yüksek güç aktüatör kontrol sisteminin bulunmasının pek de cazip olmadığı nihayet anlaşıldı. Digital alıcısının bu özellikte bir tümleşik pozisyonere sahip olmasını isteyenler azaldığı için artık demode olduğu kabul edilebilir. Şimdi bu iş için gerekirse harici bir pozisyoner(V-box) kullanılıyor. Alıcı cihazlarda standart hale gelen DiSEqC 1.2'nin yanı sıra DiSEqC 1.3 ve USALS veya GOTOX gibi kontrol yazılımlarına ve yukarıda anlatılan "Multi Satellite/Transponder Search"(çoklu uydu / transponder araması) yapabilme özellikleri aranıyor. Bu özellikler cihazı pahalı yapmıyor ama değerini ve kullanıcının seçeneklerini arttırıyor.

Geçen yıldan bu yana pahalı uydu alıcılarında aranan en önemli bir özellik de PVR (Kayıtçı) sahibi olması. Burada en önemli başlangıç noktası kendinden IDE UDMA66 Master/Slave (Hard disk) arayüzüne sahip, bir diğer deyişle "PVR ready" olması. Bu tür bir alıcıya daha sonra paranız olduğunda kendiniz bir Harddisk takabiliyorsunuz, veya daha sonra ihtiyaca göre daha büyük bir harrdiske geçebiliyorsunuz...40 Gbyte Low Noise Audio/Video Hard Disk Drive takılan PVR'li bir alıcı yaklaşık 24 saate kadar kayıt yapabilir. Bu doğal olarak eskiden olan bantlı bir VTR/VCR(videoteyp) sistemine göre çok avantajlı bir özellik. Görüntü kalitesi de maliyeti de cazip. Takacağınız herhangi kapasitede 20/40/80/120 GB Hard Disk Drive (HDD) olabilir. Burada içindeki yazılımlar önem kazanıyor. Kimi cihazda alıcının yetenekleri çok geliştiren bazı özellikler HDD sayesinde uygulamaya geçirilebiliyor..Bunlar arasında başta "Canlı görüntüyü durdurabilme" 5 dakika sonra gelip kaldığınız yerden devam edebilme gibi özellikler var. Bir taraftan kayıt yapıp bir taraftan izlenebiliyor. 5,700 kanal, 100 uydu, 1,300 Transponder kontrol altında tutulup, 7 gün, 6 haftalık EPG(Elektronik yayın akış rehberi) Hard Disk'te saklı tutulabiliyor.

Cihazda bir kanal izlenirken başka bir kanalın kaydedilebilmesi için "çift tünerli" olması gerekiyor. Bu da doğal olarak maliyeti arttıran bir özellik. PIP (bir kanalı izlerken diğer kanalın görüntüsünün de resmin içine çağrılabilmesi) de ancak çift tünerli cihazlarla mümkün.

Bu arada şunu söylemem lazım. Bu cihazın tüneri Samsung'dur, sinyal seviyesi süperdir. En iyi cihaz Sharp tünerli olanıdır gibi açıklamalara itibar etmeyin. Cihazlar arasında gerçekten de aynı çanaktan birinin mükemmel aldığı yayınları diğerinin alamaması gibi farklar oluyor. Ancak, bu farkın sadece bir tüner markasına bağlanması anlamsız ve haksızlık olur.

Ayni şekilde bu cihazın mikroişlemcisi ST'dir, yok en iyi mikroişlemci IBM'dir, Hitachi'dir, gibi açıklamalar çok yersiz ve anlamsızdır. Bu firmalar her sene yeni bir şeyler çıkartır, her yeni çıkan üründe eskisine oranla bir gelişme bir üstünlük olacaktır. Bilgisayar gibi düşünün. Geleceğin bilgisayarını veya uydu alıcısını şimdiden satın almak diye birşey yok. Bunlar ancak satıcı ağzı olabilir.

Artık pahalı olmayan cihazlarda da Dolby Digital Uyumlu bitstream Ses Çıkışı, (AC-3 / DTS) için SPDI/F arayüzü bulunabiliyor. Ama eğer iyi bir cihaz alacaksanız bu artık beklediğiniz bir özellik olmalı. Üst grup cihazlarda MP3 çalıcısı, ayrıca isterseniz ses ve görüntüleri izlemek ve kayıt için PC'ye aktarabilmenizi sağlamak üzere bir USB Portu ayrıca kamera, plasmatv, monitor, PC ve sair digital cihazlarla kolay bağlantı sağlayabilmek üzere S-Video çıkışı, RGB çıkışı gibi arayüzler de bulunuyor.

Aslında çoğu zaman bir cihazı pahalı yapan nedenlerin en başında gelen unsur o cihazın herhangi bir teknik özelliği veya kalitesi olmuyor. "Tüm şifreleri çözdüğü" veya "en baba cihaz olduğu" gibi haksız bir şöhretin kimi alıcıların epey daha yüksek bedelle müşteri bulabilmesini sağladığı bir gerçek. Bu şöhretin kolay elde edilmediği, somut bir kısım nedenlere dayandığı varsayılsa bile, böyle cihazların tüketicisi pek fazla olmadığı için okazyon maliyetleri ve özel koşullarda ülkeye girdiğinden ederinden pahalıya satılmaktadır. Türkiye’de desteği olmadığı ve yurtdışından servis almanın olanaksızlığı da gözönünde bulundurulursa, bir sorun çıktığında bu tür cihazlara verilen paranın boşa gitme olasılığı da hayli yüksektir.

 

İleri teknik özellikler

Eğer geleceğe bakarak uzun bir vade sonra da teknik özelliklerinin demode olamayacağı bir cihaz arıyorsanız, vazgeçin. Çünkü böyle bir şey yok. Bugün en geçerli olan özellikler bir süre sonra önemini yitirecektir. Örneğin, şu ana kadar aldığımız her cihazın kendine özel bir yazılımı ve işletim sistemi olmasına alıştık. Bilgisayarımızda da Microsoft ürünleri(Windows) kullanmaya alışmıştık. Ama görünen o ki bu durum hızla değişiyor. Bilgisayarımızda da uydu alıcımızda da Linux açık kaynak İşletim Sistemi kullanımına geçmemiz sandığımızdan daha erken gerçekleşebilir. Yeni uydu alıcıların öncü örneklerinde Linux açık kaynak işletim sistemi (büyük kısmı GPL koşullarında, genişletilebilir)- Linux Standard API (Direct-FB, Linux-FB, LIRC) desteği görmeğe başladık. Bunlarda kendinden Compact Flash arayüz yuvası, geleceğe yönelik MPEG4 çözme desteği, 100 MBit full duplex Ethernet arayüzü, USB Portu(klavye, mouse, webcam gibi cihazlar bağlanabilmesi özelliği), büyük boyutlu LCD- ekran gibi özellikler oluyor. Web- tarayıcı veya mail bakabilme özelliği, Harici IR (infrared verme, alma) için MINI-DIN jak konnektör. I2C harici rotor cihazlar için, Dahili verme almalı IR (Video kayıt cihazı için).... (Origin Network Information Table (ONIT) ve Bouquet Association Table (BAT) taraması yapabilme. Körden tam otomatik arama (blind search) yapabilme.  4:2:2 desteği.. Dolaylı sınırsız ve doğrudan buket listeleri alma desteği... Ortak NIMler (DVB-S, DVB-T, DVB-C)....Otomatik tarama ile tak çalıştır programların kendiliğinden yüklenebilmesi.  Hızlı mikroişlemci (250 MHz IBM Power PC Processor (350 Mips) veya Hitachi MB87L2250 )... HDTV (High Definition- Yüksek çözünürlüklü yayın desteği) 4 ayarlanabilir çıkış modu (Native,Variable 1/2/3, AutoDVI).. ;DVI-HDTV Interface (480i/480p/720p/1080i), RGB (480p/720p/1080i), Y/Pb/Pr (480i/480p/720p/1080i), Composite (480i), SVideo (480i) çözünürlükle görüntü çıkışı. 9 formata kadar çıkış formatı ayarı. Aynı anda  HD/SD çıkışı.  Yerel ATSC ve NTSC program desteğine göre 7 güne kadar uydudan ileri program desteği (APG)  Universal uzaktan kumanda (IR / RF) ... Stacked LNB uyumu (IF merkezi genişbant dağıtımlar için)  16 adımlı Cine-Zoom Aspect (en-boy) oranı ayarı kontrolu. Multi-Freeze görüntü dondurmada dondurulan görüntüye Zoom ve  Pan yapabilme.. Kaydedilen anahtar sözcükler üzerinden arama yapabilen, tahmin yapabilen geliştirilmiş grafik kullanıcı arayüzü. Dolby Digital geçiş portu. V çipli ebeveyn kontrolu, 20 zamanlı timer, hatırlatma kontrolu.

Ülkemizdeki tüketici açısından bu ileri özelliklerin çoğu fazla anlamlı olmayacaktır. Amerikada geçen yıl başlayan HDTV(yüksek çözünürlüklü televizyon) çılgınlığı avrupaya daha önümüzdeki yıl gelecek. Avrupada ve amerikada uzun süreden beri olan digital kablolu yayın bize henüz gelmedi. İleri ülkelerde plan program içinde yersel yayınlar digitale geçiriliyor. Örneğin Berlin'deki analog yayınların tümü kapatıldı. Yersel yayınlar sadece digital(DTT). Bizde ise bu da daha henüz başlamadı.

Avrupa’da MHP (Multimedia Home Platform) yayınlara geçiş kriz nedeniyle beklenenden yavaş da olsa ilerliyor. Uydularda MHP uyumlu yayın örnekleri başladı. Bizim için henüz hepsi çok erken.

Hangisini alalım ?

 

Eskiden 200 dolara alabileceğiniz bir uydu alıcısını şimdi 100-150 dolara alabiliyorsunuz. Ama ülkemizdeki alış gücünü dikkate alırsak bunlar hala pahalı cihazlar. Bence satın alırken cihazın şu, şu teknik özelliklerinin de olması, veya 5 dolar daha ucuz olması gibi şeylerden önce göz önünde bulundurulacak birinci özellik kimden satın aldığınız oluyor.

Almayı düşündüğünüz marka cihazın modeline markası çok meşhur, malı tüm dünyada satılan en büyük bir firma olabilir. Hiç önemli değil. Eğer ürettiği mal için sorunlarınızla, veya yazılım yüklemek veya bilgilenmek için başvurabileceğiniz bir kişi/kurum size danışmanlık yada teknik destek vermiyorsa yada vermesinden şüpheliyseniz sakın almayın.Bu cihazı satın aldığınızın ertesi günü, veya 3 ay, 6 ay, 16 ay sonra da teknik desteğe gereksinimiz olabilir. Olacaktır da. Burada cihazın arızalanması veya tamir gerektirmesinden söz etmiyoruz. Bu cihaz bir ütü gibi değil. Kullanımla ilgili, yazılımla ilgili, bilgilenmeyle ilgili sürekli gereksinimleriniz olacaktır. İşte o zaman karşınızda kimi bulabileceğiniz çok önemli.

Yani seçiminizde birinci kriter satıcınız ve uygulamacınız. Yani aslında iyi bir seçim yapıp kendisi de desteği de iyi olan bir ürünü satın aldığınız halde kötü satıcı veya uygulamacı yüzünden hayrını görememeniz, başınızın derde girmesi kolayca mümkün. Fiyatı 3-5 dolar aşağıya çekmek için mücadele vermeniz sizin hayrınıza değildir. Bırakınız varsın fiyat konusunda satıcınızın istediği olsun. Ancak, uzun vadeli sorunlarınız konusunda satıcınız/uygulamacınız size bazı güvenceler verebilsin ve de tabii sözüne güvenebileceğinizi bildiğiniz birisi olsun. Eğer cihazınızla ilgili bir sorunla karşılaşırsanız çözümü ondan bekleyeceksiniz. Öyle değil mi?

Şifreli Digital Kanalları nasıl çözeriz..?

Size kestirmeden anlatacağım.

 

Bir yayın size gönderildiği yerde yola çıkarılırken hangi yöntemle bükülmekteyse onun tersi bir işlem sürekli yapılarak açılmak zorundadır. Alıcı tarafta bu işlemi yapan sisteme Koşullu Erişim Sistemi (CAS) denir. Böyle bir sistemi içinde barındıran "Dekoderli Alıcı" Cihazına da IRD denilmektedir. Koşullu erişim sistemi(CAS) bir dekoder cihazı ve bir smartkarttan oluşur. Yayını kilitleyen ve açan sistemin her parçası lisanslı olduğu için alıcı taraftaki lisanslı özel dekoder cihazının portatif olup standart bir CI yuvasına takılabilecek şekilde olanlarına CAM denilmektedir. Bu CAM'lerin patentli birçok modül yerine kullanılabilen, ama kendisi patentli olmayan Universal, Global, Magic ,Fun gibi isimlerle yeni türlerinin çıktığı da duymuşsunuzdur. Bu konudaki en önemli 2 gelişme 1) MultiCAM'lerin yaygınlaşması ve piyasaya kendini kabul ettirmesi, 2) SoftCAM'lerin kullanımının yaygınlaşması oldu.

 

MULTICAM'ler

Birçok farklı dekoder modülünün yerine kullanılabilmesi, dolayısıyla aynı cihazda CAM değiştirmeye gerek kalmadan farklı birçok şifreye sahip yayıncının yayınlarının izlenebilmesi, ve bunun korsan olarak yapılabilmesine imkan sağlaması multiCAM'lerin yaygınlaşmasında en önemli neden olmuştur. Bu modüller elektronik yetenekleri daha yüksek olmasına karşın üzerinde herhangi bir şifre lisansörüne ait bir lisans ücreti taşımadıklarından uygun fiyatlarla satılmaktadır.

 

Ayrıca bir tanesi 6in1, 8in1, derken "12" kadar değişik modülün yerine geçtiği için de çok caziptir. Bunlar sayesinde korsan izlenebilen birçok yayıncının şifreleri de tek smartkart üzerine yüklenerek iyi bir takım oluşturulabilmektedir. MultiCAM'lerin üçüncü cazip tarafı da aynı zamanda resmi abone kartları ile çalıştırılabilmeleridir. Bu üç cazip imkan biraraya geldiği için multicam'ler tüm "yasadışılık" feryatlarına karşın büyük bir zafer kazanarak piyasayı işgal etmişlerdir. Artık bugün İrdeto, Viaccess, Seca gibi şifre lisansörlerinin CAM üzerinden lisans ücreti almalarına dayalı gelir planlarının tümüyle çöktüğü söylenebilir. Ancak, şifre patenti olmayan ama neredeyse tüm şifreleri emüle edebilen bu CAM'lerinde çeşit ve markası birden arttı ve neredeyse 50 değişik marka model piyasaya çıktı. Herbiri kendisinin en iyisi olduğunu iddia etmektedir. Türkiye'de de çok fazla çeşit aynen bulunmasına karşın aslında incelediğinizde tüm modeller bilinen iki ana modelin birinden birinin türevi çıkmaktadır (Farklı bir şey yapabilenini duyarsanız söyleyin benim de haberim olsun).

 

Bu iki ana türden birinci tür MATRIX'dir. Bu modül SkyCrypt (FreeXtv) hariç diğer modüllerle çözülebilen hemen tüm şifre tiplerini çözebilmektedir. Dahası, eğer korsan izleme yapacaksanız, smartkarta yüklenebilen tüm dosyalar modülün içine yüklenebildiğinden TÜM ŞİFRELİ KANALLARI (yani korsan izlenebilen tüm kanalları) SMARTKART'sız izleyebilmektesiniz. İçine yüklenen dosyalar AU(kendinden güncellemeli) olduğundan uzun bir süre(bir ay kadar) güncellemek de gerekmemektedir. Güncellemek gerekirse 3 seçeneğiniz var. Birisi uydu alıcınızın uzaktan kumandasını kullanarak şifreleri girmek, diğeri alıcınızın COM(RS232) portunu PC'nize bağlayarak oradan yüklemek, üçüncüsü CAM'in içine smartkart şeklinde programmer takarak yükleme yapmak. (Yani birçok satıcının kendi kendini güncelliyor ve şifreleri çözüyor demesine inanmayın böyle bir sistem yok)

 

İkinci tür JOKER (FreeX, SkyC v.s) ise Matrix'in çözebildiği tüm şifreleri + SkyCrypt şifrelerini çözebilir. Ancak SkyCrypt hariç hiçbir şifreyi kartsız çözemez. Kendisine program yükleme bile bir Smartkart ile yapılır. Şifre güncellemesi de Smartkart yeniden yüklenerek yapılır.

 

SOFTCAM'ler

MultiCAM piyasasını öldürebilecek bir olay da SoftCAM. Halen biliyorsunuz korsan olarak izlenebilen FilipinoCh., Polsat, ZeeTV, TPS, Multivision, ABsat, Digital+, TVCabo, C+ Hollanda, Orf gbi sadece birkaç platform kaldı. Bütün multiCAM, Smartkart, internet piyasası bunlar üzerine dönmektedir. Bunlar içine gerekli dosyalar yüklenmiş smartkart ve CAM'lerle korsan izlenebildiği gibi bunları emüle edebilen yazılımlar kullanarak da izlenebilmektedir. Geçtiğimiz yaza kadar bu emülatör yazılımları sadece bilgisayarla takılan DVB kartları gibi uygulamalar için kullanılmaktaydı. Uzun süreden beri SkyStar2 gibi DVB kartları kullanarak CAM'siz, smartkartsız şifreli yayınları korsan izleyebilen geniş bir kitle zaten var. Geçen ilkbaharda ise birileri SoftCAM'li FTA uydu alıcıları diye birşey ortaya çıkarttı. Toptan uzakdoğu fiyatı 150 küsur dolar olan FTA (şifresiz yayınları almaya mahsus) bir digital uydu alıcısı düşünün. Bunun işletim sisteminin içine "Tüm Şifreli (yani korsan izlenebilen) yayınları çözen bir Soft Emülatör yazılımı" yükleyin. Güncelleme uzaktan kumanda ile ve RS232 ile yapılabilir olsun. Bu desteği sağlayan internet siteleri de gösterin. İşte size "fiyatı sudan ucuz, şifreli yayınları çözebilen" rakipsiz bir uydu alıcısı.

 

Özet olarak şifreleri çözmek için seçenekleriniz şunlar;

(1) CI'lı bir uydu alıcısı alıp üzerine bu CAM'lerden birini + gerekiyorsa smartkartı takacaksınız, veya;

 

(2) içinde kendinden gömülü (embedded) UCAS (universal koşullu erişim) sistemi olan yani içinde kendinden bu modüllerden biri olan bir cihaz alacaksınız. Ya daa;

 

(3) ya da içinde hiçbiri olmayan FTA (şifresiz yayınlara mahsus) bir uydu alıcısı alacaksınız, ama içinde SOFTCAM yüklü olacak.

 

CeBit fuarına da getirdikleri bu sonuncu seçenek şu anda korsan izleyiciler için tartışmasız en avantajlısı gibi görünüyor. Ama ileride ne olur bilinmez.

 

Şimdi size bir şey sormak istiyorum, İnsan şifreli yayınları çözmeyi neden ister? Her konuda 50 tane digital türk kanalı şifresiz bedava, yabancı kanal derseniz, yani aklınıza gelen her dilde şifresiz bedava digital TV kanalı var.

 

Efendim, bunların içinde maçlar var, filmler var, video müzik kanalları var bir sürü bedava.. Porno? Evet nihayet tamamen şifresiz hard porno kanalları da var bedava. Bizim RTÜK'ün kanalları kapatmakta sıklıkla kullandığı Avrupa Sınırötesi yayın Sözleşmesinin 7.nci maddesi (Gençlerin ve çocukların fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini zedelemek...) sanırım halen sadece Türkiye’den yapılan yayınları kapsıyor. Yani uydudan hiçbir şifreyi kırmadan istediğiniz her şeyi zaten seyredebiliyorsunuz (evet bedava hard porno da dahil).

 

Avrupa’nın kanaat önderlerinin en izlenir kanal seçtikleri BBC World bedava şifresiz biliyorsunuz. Ama BBC birkaç ay önce yeni bir şey başlattı. Film ve eğlence yayınları da dahil olan bir sürü BBC kanalı artık şifresiz digital. Bunların çoğunun ayak izi (uydunun yeryüzüne yayılımı) halen Türkiye’yi kapsamıyor.İki gün önce 16 derece doğu W2 uydusundan Ankara’nın batısında kalan tüm Türkiye’ye 50dBW üstünde güçle ulaşan iki BBC transponderi başladı. Bunlar da artacaktır hiç merak etmeyin.

 

Ama siz illa da ben korsan izlemek istiyorum derseniz bu yazı tüm sorularınızın cevabıdır. Yukarıdaki yöntemlerden birini kullanarak en az 100 kadar şifreli kanalı korsan olarak izleyebilirsiniz. Bunları izlemekle sonuçta pazarı kendi ülkesinde olan yabancı yayıncılara da bir zararınız olmuş olmuyor, o nedenle çok fazla kınamak mümkün değil. Ama öncelikle bir digital platform yayınının çok pahalı iş olduğunu, premium yayınlar için prodüksiyon sahiplerine büyük paralar ödendiğini, reklamlarla dönmesinin mümkün olmadığını bilmemiz gerekiyor. Bugün bir platformun ekonomik olarak ayakta kalabilmesi için en az 1 milyon civarında abonesi olması gerekiyor. Ülkemizin tek kalan platformunun hayatta kalması muntazam ödeme yapan bu sayıda bir abonenin bulunmasına bağlı. O nedenle özellikle yerli platformumuza karşı girişilen korsanlık uygulamalarını hiç de ahlaki bulmadığımı ve hiç hoş görmediğimi sizlere duyurmak isterim

 

key@key.com.tr